


Bizim işimiz değil kırmızı gülün sırrını anlamak.
Bizim işimiz belki de
Kırmızı gülün büyüsünde yüzmektir.
Bilimin ötesinde çadır kurmak,
Bir yaprağın ıslaklığında elimizi yıkayip
sofraya oturmak,
Sabah güneş doğarken doğmak,
Heyecanları serbest bırakmak,
Uzayın, rengin, sesin, pencerenin, gülün anlamını yeniden keşfetmek,
Hayatın iki hecesi arasına, gökyüzünü yerleştirmek,
İçimizi ebediyetle doldurup boşaltmak,
Bilimin yükünü kırlangıçların sırtından alip yere koymak,
Bulutların, çınarın, sivri sineğin, yazın ismini geri almmak,
Sevdayı yağmurun ıslak basamaklarından çıkarak bulmak,
Kapıyı insana ve ışığa ve bitkiye ve böceğe açmaktır.
Bizim işimiz belkide,
Nilüfer çiçeği ile çağımız arasında,
Hakikat şarkısının peşinden koşmaktır.
Sohrab Sepehri





